SEVİNÇ ERBULAK KİMDİR?

SEVİNÇ ERBULAK
1975 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Klasik Bale Bölümü'nün ardından, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. 1992-1993 sezonundan bu yana Şehir Tiyatroları'nda oyuncu olarak görev yapmakta. Şehir Tiyatroları dışında çeşitli TV dizileri ve özel tiyatro deneyimleri de oldu. Yabancı dili İngilizce. Sosyal sorumluluk sahibi olması ve kedilere düşkünlüğü en bilinen yönlerinden.
 
BABASI: ALTAN ERBULAK
Altan Erbulak 11 Kasım 1929'da Erzurum'da doğdu.Akademinin resim bölümüne kayıt oldu.Akademiyi bitirmeden onbaşı olarak askere gitti.Altan'nın Bilgi adında bir kız kardeşi var. Bakırköy'de oturlarken Münir Özkul,Sadri Alışık ve Altan Karındaş ile,trende gidip gelirken skeçler oynar, komiklikler yaparmış.Aile arasında da tuhaflıklarını zevkle izlerlermiş.Sahneye ilk defa 1955 yılında cep Tiyatrosunda amatör olarak çıktı, bir daha da tiyatrodan kopamadı. 1 Mayıs 1988 yılında aramızdan ayrıldı.

 
ANNESİ: FÜSUN ERBULAK
25 Haziran 1943 İstanbul doğumlu. Konservatuar öğrenimi görmüş. Sahnelerin ve televiyon dünyasının vazgeçilemeyen usta isimlerinden biri.
 
ABLASI: AYŞE ERBULAK
 Ankara Devlet Konservatuvarı'ndan sonra babasıyla birlikte tiyatroyla tanıştı. Çeşitli yayın organlarında çalıştıktan sonra babasının ölümü hayatında değişiklikler yarattı. 1987 yılında Ali Poyrazoğlu ile ''Seçimler'' adlı oyunda sahne aldı. Tiyatroya olan düşkünlüğü nedeniyle çok iyi bir kariyerden ayrılıp, İstanbul Belediye Tiyatrosu'nda günde 40 bin liraya arkadan geçen kızı oynamaktan çekinmedi.''Tiyatro sahnesi kurtlar sofrasıdır'' diyen yakın arkadaşlarının sözlerinden sonra tiyatroya veda etti; ''Tiyatroyu çok sevdiğim halde bırakmak zorunda kaldım. Ben hiçbir zaman kurt olamam diyor. Şu an Norveç'te eşiyle birlikte yaşıyor, orada oyunculuğa devam ediyor ve bir internet sitesinde yazılarını paylaşıyor. www.gecce.com  / KUZEY YILDIZI NORVEÇ.
 
YEĞENİ: DAĞHAN KÜLEGEÇ
1978 İstanbul doğumlu. Üniversiteyi kazanamayınca annesi onu bir meslek sahibi olsun diye bir prodüksiyon şirketine sokmuş. Oradan 'A Takımı'na geçmiş. Reji asistanlığı yapmış. Bir süre reklam şirketlerinde sürünmüş. Yolu Ali Tarhan ile kesişince oyunculuk serüveni başlamış. ' Lise Defteri'nde ve ' Hırsız-Polis ' te oynyan Dağhan, ayrıca Digiturk S'nek gençlik kanalında kendi projesi olan " Overgame " ile karşımıza çıkıyor. ( Ve SEVİNÇ ERBULAK'ın yeğeni olduğu için çok kıskandığım, şanslı birey ) :)
 
EŞİ: DALİN MİDYAT
Avukat ve Beşiktaş Bilgi Çağı Eğitim Dershanesi Sahibi. ( Birbirlerine çok yakışıyorlar, hep mutlu olmaları dileğiyle.. )
 
KIZI: ZEYNEP KAVİN: Hayırlısıyla 2006 Ksım'ında hayata güzel gözlerini açacak ve değerli ailesiyle çok mutlu olacak inşallah
 
ANKET BÖLÜMÜ
Doğum Tarihi: 20.10.1975
Doğum Yeri: İstanbul
Burcu: Terazi
Tuttuğu Takım: Galatasary
Hobileri: Kitap okumak, Müzik dinlemek, fotoğraf çekmek, tiyatro bileti biriktirmek, antikacılarda gezinmek, sevdikleriyle vakit geçirmek, konuşmak...
Fobileri: İğne olmak ve Yükseklik Korkusu
Dinlediği / Sevdiği Müzik: Kalsik Müzik ve Chopin
En Sevdiği Yzarlar: Paul Auster, Buket Uzuner, Ahmet Ümit, Herman Hesse v.b..
En Sevdiği Kitaplar: Küçük Prens, Kumral Ada Mavi Tuna,  Kinyas ve Kayra v.b..
En Sevdiği Yemek:Yaprak Sarma ve Soyalı Tavuk
Nefret Ettiği Yemekler: Mantar ve Beyin Salatası
En Sevdiği İçecekler: Ice Tea Limon
En Sevdiği Hayvan: Tüm hayvanlar ama özellikle Kediler
En Sevdiği Ressam: Salvador Dali
 
OYNADIĞI OYUNLAR
Bisküvi Adam
Kırmızı Başlıklı Kız
Soytarılar Okulu
İstanbul'un Gözleri Mahmur
Çalıkuşu
Aşk_ı Memnu
Derya Gülü
Kelebekler Özgürdür
Sefiller Müzikali
Haydi Mars'a Gidelim
İsli Sisli Pis Puslu
Meraki
Yaprak Dökümü
Kiralık Konak
 
OYNADIĞI DİZİLER
Süper Baba
Baba Evi
Babam ve Biz
Kuzenlerim
Çat Kapı
Çemberimde Gül Oya ( KONUK OYUNCU )
 
OYNADIĞI FİLMLER
Ağaçlar Ayakta Ölür
Yaralı Kurt
Fidan Hanım'a Ne oldu?
Beş Vakit
 
KİTAPLARI
" Gözünü Kırpma, düşerim " 2002 ( 21. KİTAP FUARI )
" Bir Genç Kızın Gizli Defteri / İpek Ongun'un kitabını seslendirmesi " 2006
KAREOGRAFİ
Red Kit ( Çocuk Oyunu )
 
Ayrıca " ÇAĞDAŞ BALE TOPLULUĞU " DANSÇILARI ARASINDADIR..
 
ÖDÜLLERİ:
Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu
Vasfi Rıza Zobu Gençlik Ödülü
Afife Jale En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
 
SEVİNÇ ERBULAK'TAB ALTAN ERBULAK'A
<< Yalan olmasın, yıllardır gülüyoruzda, ağlıyoruzda ve yanımda olmanı çok çok istediğim zamanlar oluyor bazen. Bazende " İyi ki palyaçom bu gördüklerimi görmüyor, duyduklarımı duymuyor " diyorum. Kimi zamansa öyle bir his doğuyor ki içime, sanki sen her şeyi ama her şeyi görüyormuşsun gibi... Ve seni çok özlüyoruz! >>
 
SEVİNÇ ERBULAK'TAN FÜSUN ERBULAK'A
<< Annem, sırçadan yapılma kalem benim. Önce dostum, sonra aşkım annem. Sıcak bigudiler kafasında " Bu çocuk kıpırdamıyor içimde, birşeyler oldu " diye doktorlara koşan annem. Biliyorsun değil mi? - Seni aşk gibi seviyorum. Sninle yaşadığımız her şeyi çok seviyorum! >>
 
FÜSUN ERBULAK'TAN SEVİNÇ ERBULAK'A
<< " Babasının o güldürebilen, şirin, tatlı taraflarını da aldı'' diyor. Kızına mesajı ise şu: Şöhret ve para ikinci planda. En önemli şey mutluluk...
Kocaman bebek kızım benim-
Babacığınla evliliğimizin on birinci yılında kavuşmuştuk sana. Seni 'aşk gibi' sevmemin nedeni sanırım, senden önce iki erkek evlat yitirmiş olmamdır. Hastaneden eve döndüğümüzde, baban seni beşiğine yatırıp "Büyüdüğünü görebilecek miyim" diye sormuştu. On üç yaşına kadar da görebildi.Baban aramızdan ayrılalı ya da Selim İleri'nin müthiş deyişiyle 'aramızdan kurtulalı' on yedi yıl oldu.
Öylesine farklı bir babişkoydu ki, onsuz kalmanın korkunç acısını, psikoloğumuz İclal Pek sayesinde frenleyebildik.
Ve sen, o gün bugündür tavuk annenle birlikte yaşadın. Artık evlenmek üzeresin. Anaların nikâhlarda gözyaşı dökmelerini yadırgardım ama şimdi anlıyorum; sensiz kalmak kolay değil.
Tiyatrodaki başarıların beni delicesine sevindiriyor. Ve en önemlisi duyarlı bir insan olmana seviniyorum. Yıllardır çalışıp para kazanabiliyor ve gereksinimin dışındaki kazançlarını paylaşıyorsun. Şimdi de 'kardeşini seç kampanyasından' kendine Kokut-Muş'tan bir erkek kardeş seçtin. Ona armağanlar yolladıkça bir tek kişi olsun daha rahat yaşatabildiğinin bilincindesin. İşte ödüllerin ya da başarılarından çok, ben bu yanınla övünüyorum.
İtiraf etmeliyim ki, Anneler Günü'nü pek onaylamıyorum. Öylesine çok sayıda annesiz çocuk ve genç var ki, bugünün onları yaralayacağını düşünüyorum. Artık yaşlandık. Seni otuz bir yaşımda doğurmuştum. Anlaşılan sen de geç anne olacaksın. Varsın öyle olsun… Bir çocuk yaşam sevincidir. Sana içtenlikle teşekkür borçluyum kedi-sever kızım benim. Torunuma beni kavuşturman dileğiyle... >>
 
ALTAN ERBULAK'TAN SEVİNÇ ERBULAK'A
<< Sen doğduğun zaman bu avuç içi kadar bebek ne zaman büyüyecek demiştim. Sonra bana " Baba " dediğini anımsıyorum, birlikte bulaşık yıkadığımızı, oyunlar oynadığımızı… Ve seni ne çok sevdiğimi! Seni her gün daha çok seviyorum kızım,büyüyorsun, güzelleşiyorsun ve bana daha da yakın oluyorsun. Bir-İki yıl sonra benim arkadaşım olacaksın ve o zaman ilk kez gerçekten bir arkadaşım olacak. Seçtiğin meslek sana çok yakışıyor, heyecanlamıyorum... >>
SEVİNÇ ERBULAK'TAN KİTAP ÖNERİLERİ
 
Küçük Prens
•  Antoine de Saint - Exupery
     Bu, kaç kere okuduğumu artık hatırlamadığım bir kitap. Bir çocuk kitabı olmasından öte bir dünya klasiği olduğunu düşünüyorum. Oyunculuk yaparken veya birşeyler yazarken kendimce hâlâ onu bulmayı umut ediyorum. Kendisiyle günün birinde, herhangi bir gezegende rastlaşmak istiyorum. 
Nü Peride
•  Hakan Akdoğan
•  Can Yayınları
     Bir kitap okuduktan sonra bana yazaranı buldurma arzusu uyandıran üç beş kitaptan biri; çok önemli bir yeri var hayatımda. Hastalıklı da olsa tutkunun peşinden nasıl koşulduğunu anlatan bir kitap. Aşk, buradaki anlatımıyla beni hüzünle karışık çok mutlandırmıştı. 
     
Kinyas ve Kayra
•  Hakan Günday
•  Om Yayınevi
     Anlatamayacağımı düşünüyorum. Ama kitabı kapattığımda bende kalan o duyguyu şu an size tarif ederken bile tekrar yaşıyorum. Tıkanmıştım kitabı kapattığımda. O sayfalar yetmemişti, bir o kadar daha okumak istemiştim. Kitabın, hiçliğin anlatıldığı bir başyapıt olduğunu düşünüyorum. Kitabı bir senaryo gibi okumuştum. 
     
Kumral Ada Mavi Tuna
•  Buket Uzuner
•  Everest Yayınları
     Hayatımda ilk ulaştığım yazar oldu Buket Uzuner. Ayrıca, beni bugünkü okuma keyfimdeki yazarlara tanıştıran kilit isimdir de. Onun satırları bana başka yazarların evlerinin kapılarını araladı. Onu okumak, çok arzu ettiğiniz biriyle bir ömür geçirmek kadar dingin ama aynı zamanda içinde gelgitler barındıran bir süreç. "Kumral Ada Mavi Tuna", politik yanları bir yanı bir tutku romanı aynı zamanda. 
     
Yükseklik Korkusu
•  Paul Auster
•  Can Yayınları
     Uçmayı öğrenen bir çocuğun öyküsü. Auster'ın kaleminin gökuşağı renginde olduğunu düşünüyorum; bana o kapıyı da aralayan Buket Uzuner'dir. Fanteziyi o kadar gerçek kılıyor ki satırları... Fantezinin sınırlarını zorlayan yazarları çok seviyorum.
     
Patasana
•  Ahmet Ümit
•  Doğan Yayınları
     Bu da geçmişle bugünün harmanlandığı bir fantezi romanı. Çünkü gerçek değilmiş patasana tabletleri; bunu bir arkeolog arkadaşımdan öğrendim. Ahmet Ümit'in çok büyük bir kalem olduğunu düşünüyorum. Beni gerilim edebiyatının kapısından içeri kabul eden de Ahmet Ümit'tir. Çünkü çok da fazla ilgilenmiyordum Ahmet Ümit'e kadar gerilim edebiyatı ile.
SEVİNÇ ERBULAK'IN DAMAK TADI
En sevdiği yemek: Yaprtak Sarma
En iyi pişirdiği yemek: Soyalı Tavuk
En sık pişirdiği yemek: Soyalı Tavuk
" Ağzıma sürmem " dediği yemekler var mı?: Mantar ve Beyin Salatası
Yakınları arasında yemeklerini en çok beğendiği kişi: Annesi
Buzdolabından hiç eksik etmediği bir şey: Diyet Yoğurt
En beğendiği ülke mtfağı: İtalya
İstanbul'da o ülkenin mutfağıyla hizmet veren restoranlar arasında en çok tercih ettiği: İlpadrino
En sık alışveriş ettiği market: Carrefour
En sevdiği alkolsüz içecek: I Tea Limon
En sık gittiği, yemeklerini çok beğendiği restoran ve o restoranda en sık tercih ettiği yemekler: Kırıntı / Domates Çorbası, Diyet Tavuk Tabağı ve Tiramusu
Evde yemeği mi tercih eder? Yoksa dışarıda mı?: Evde

Yorum Yaz